Panama'da Río Grande'nin 18 km batısında 12 Ekim 2026 günü 23:20 UTC'de Mw 6,1 büyüklüğünde bir deprem oldu; üç gün önce, 9 Ekim'de, dış merkezin 3,7 km yakınında Mw 6,6, 89 km uzağında Mw 7,7 büyüklüğünde depremler kaydedilmişti. Deprem, 9 Ekim'den bu yana süren bir dizinin içinde kaydedildi ve dizinin en büyüğü değil.
Odak derinliği 11,0 km; deprem 23:20 UTC'de (Türkiye saatiyle 13 Ekim 02:20) kaydedildi. Moment büyüklüğü değeri için ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) çözümü esas alındı. Kırılmanın başladığı noktanın yeryüzündeki izdüşümü olan dış merkez 7,69°K, 81,49°B konumundadır. Yazıdaki uzaklık ve sayım analizleri katalog kökenine (bu noktadan 1,8 km uzakta) göre yapıldı; şiddet ve Coulomb gerilme modellerinin merkezi ve hesap derinliği de bu kökendendir, hesap derinliği yazıda verilen odak derinliğinden farklıdır.
İki gün önce, 10 Ekim'de, dış merkezin 85 km uzağında mb 6,1 büyüklüğünde bir deprem kaydedilmişti. Depremden sonraki ilk 3 günde dış merkezin 55 km çevresinde 47 deprem kaydedildi; bunların 29 tanesinin büyüklüğü tamlık eşiği (kataloğun depremleri eksiksiz kaydettiği kabul edilen en küçük büyüklük) olan M 3,7 ya da üzerindedir. Sayılar yalnız bu süreyi kapsar.
Kayıtlara göre 100 km çevrede 6,1 ve üzeri büyüklükteki bağımsız depremler ortalama 11 yılda bir kaydedildi (%95 aralığı 6,0–20 yıl; katalog tamlığı saptanamadığından gerçek ortalama aralık daha kısa olabilir); bu, geçmiş kayıtların ortalamasıdır ve deprem tahmini değildir. Dış merkezin 150 km çevresindeki kayıtlarda süren dizi dışarıda bırakıldığında en büyük deprem 1934 yılına ait: 112 km uzakta M 7,5.
Kurumların ilk çözümleri karşılaştırıldığında, moment büyüklüğü veren 2 kurum aynı değeri (6,1) veriyor.
Hasar ya da can kaybına ilişkin doğrulanmış bir veri bu çalışmanın veri kümesinde yer almıyor. Resmî durum bilgisi ülkenin yetkili kurumlarınca duyurulur.
Yazıdaki sayılar 16.10.2026 00:10 UTC veri kesimindeki ilksel kurum çözümlerine dayanır; kurumlar bu çözümleri sonradan revize edebilir.
Şekil 1 · Río Grande (Panama) ve Çevresi Sismotektonik Haritası
Haberin konusu olan deprem yıldızla, bölgenin öteki büyük depremleri ise büyüklükle ölçeklenmiş ve odak derinliğine göre renklendirilmiş dairelerle gösterildi. Levha sınırları türlerine göre ayrı çizgilerle çizildi; aktif fay izleri ayrı bir katmanda yer alır. 1926–2026 döneminin M ≥ 5,0 büyüklüğündeki 1.668 depremi haritaya işlendi; renkler sığ (70 km'den sığ), ara (70–300 km) ve derin (300 km'den derin) odakları ayırır. Kadrajdaki çizgiler 182 aktif fay izini, dalma-batma, ıraksak, dönüşüm ve yakınsak türlerindeki levha sınırlarını gösterir. Derleme, Uluslararası Sismoloji Merkezi'nin ISC-GEM kataloğundaki kayıtları da içerir (International Seismological Centre, 2026). Haberin depremi Nazca–Panama levha sınırından 68 km uzakta yer alır. Haritada levha sınırları Bird (2003) PB2002 modelinden ve aktif fay izleri GEM küresel aktif fay veritabanından (Styron ve Pagani, 2020) alındı. Sayfadaki etkileşimli sürümde harita yakınlaştırılabilir; depremlerin, fayların ve levha sınırlarının üzerine gelindiğinde ayrıntıları görüntülenir; katmanlar ve zaman oynatıcı ile 1926'dan bu depreme uzanan deprem etkinliği izlenebilir. Ek katman olarak çevredeki 400 odak mekanizması çözümü ve depremden sonraki 47 kayıt açılabilir.
Depremin yeri ve derinliği
Aynı çevrenin 27 depreminde kurum çözümleri ortanca 7,5 km ayrışıyor ve farkların onda dokuzu 18 km'nin altında kalıyor. Derinlik dalga biçimi modellemesiyle bulundu; belirsizliği %90 güvenle ±1,75 km. Odak, 70 km'ye kadar uzanan sığ odak sınıfında kalıyor.
Şekil 2 · Yakın çevre: dış merkez, mekanizmalar ve faylar
Harita dış merkezin yakın çevresini incelenen dönemin deprem kaydıyla birlikte gösterir. Daireler tek tek depremlerdir; çap büyüklüğü, renk odak derinliğini taşır. Haritadaki 2021–2026 dönemi, haritanın kapsadığı alanda kaydedilen 408 depremi içerir; dönemin en büyüğü girişte anılan 9 Ekim Mw 6,6 depremidir. Harita 408 olaylık kataloğun tamamını gösterir; odak mekanizmaları 71 çözümlük bölgesel mekanizma kümesindendir. Kayıtların %45'i kurumların atadığı sabit bir derinlik taşıdığından bu dairelerin rengi ölçülmüş derinliği göstermez.
Şekil 3 · Depremlerin derinlik kesiti (A–A′)
Kesikli yatay çizgiler kurumların derinliği çözemediğinde atadığı sabit değerleri gösterir; o çizgiler üzerindeki yığılma ölçüm değildir. Gözünüzü bu çizgilerin dışında kalan noktalara çevirin: derinliği gerçekten ölçülmüş depremler onlardır. Derinliğiyle deprem sığ odak sınıfına girer (h < 70 km). Derinliği kurumlarca sabit bir değere atanmamış 238 depremin ortanca derinliği 9,1 km; bu depremin derinliği bu değerden ayırt edilemiyor. Depremlerin en derini 300 km'de olsa da kayıtların yüzde 95'i 21 km'nin üstünde, yani daha sığda kalıyor; bu yüzdelik kurumların atadığı sabit derinlikleri de içeriyor. Derinliği çözülemeyip sabit değere atanmış kayıtların payı %45; en büyük yığın 10 km'de 124 kayıt. Kesitteki düzlem tek bir fay ya da levha doğrultusunu değil, inceleme kutusunun geometrisini izler; yorum bu sınırla yapılmalı. Alt kenardaki üçgenler derinlik ekseninin altında kalan olaylardır. A–A′ ve B–B′ kesitleri aynı yatay açıklık ve aynı derinlik ekseniyle çizilmiştir.
Şekil 4 · Depremlerin derinlik kesiti (B–B′)
İkinci kesit aynı depremleri birincisine dik bir düzlemde gösterir; imler, renkler ve eksen ölçekleri ilk kesitle aynıdır. Bakılacak şey, dairelerin bir yöne eğimli bir şerit oluşturup oluşturmadığıdır. Deprem bulutunun uzunluğu 101 km, genişliği 68 km, uzama oranı 1,55; bulut inceleme kutusundan seçildiğinden bu uzanım kutunun biçimini de yansıtır ve bir fay doğrultusu olarak okunmaz. Bulutun düşey yayılımı yaklaşık 30 km. Bulutun uzun ekseni ±7° gibi dar bir aralıkta bulundu; yine de bulut inceleme kutusunun biçimini izlediğinden bu eksen bir fay doğrultusu sayılmadı. Bulut belirgin bir yönde uzanmadığından iki kesitin birbirine benzer görünmesi şaşırtıcı değildir. Kesitler genel dağılımı betimler; tek bir fay düzlemini ayırt etmek için daha dar bir kesit gerekir.
Şekil 5 · Depremlerin üç boyutlu dağılımı
Üst yüzdeki kırmızı çizgiler diri fay izleridir; yıldızdan ve elmastan üst yüze çıkan kesikli çizgiler olayların yüzeydeki izdüşümünü gösterir (kabinet izdüşümü; üç eksen ayrı ölçeklidir; blok kenarları %95 yayılımın 1,06 katıdır).
Görünümde yatay eksenler konumu, düşey eksen derinliği verir; noktaların toplandığı hacim etkinliğin yerin içinde nerede yoğunlaştığını gösterir. Yukarıdan bakış depremlerin haritadaki dağılımını, yandan bakış derinlik kesitini verir; derinlik ekseni kesit şekilleriyle aynıdır. Düşey ölçek abartılı çizildiğinde de eksen değerleri gerçek kilometreyi gösterir.
Şekil 6 · Depremlerin derinliğe göre haritası
Harita derinlik bilgisini yukarıdan bakışa taşır: aynı yerde farklı derinlikte olan depremler renkleriyle ayrışır. Derinliği ölçülmüş depremlerin ortancası bu yazıda anılan değerdir; bu depremin derinliği o değerden ayırt edilemiyor. Derinlik renkli harita 408 olaylık kataloğun tamamını gösterir. Sarı yıldız bu depremdir; kesikli A–A′ ve B–B′ doğruları kesitlerin harita izleridir (kesikli dikdörtgen çalışma kutusudur; kutunun dışı sorgulanmamıştır, oradaki fay izleri bağlam içindir).
Bölgenin deprem geçmişi
Çevrenin kayıtlı geçmişine bakıldığında büyük depremler birkaç kez öne çıkıyor. Depremden önceki kayıtları toplayan derlemede dış merkezin 150 km çevresinde 6,0 ve üzeri büyüklükte 43, 60 km çevresinde ayrıca 5,0–5,9 büyüklüğünde 11 deprem var; sayım ham kayıt sayısıdır ve geçmişteki kümelenmiş kayıtları ayıklamaz. Depremden önceki 30 günde dış merkezin 55 km çevresinde kaydedilen 8 kayıt, aralarında girişte anılan 9 Ekim 2026 Mw 6,6 depremi de olmak üzere, süren etkinliğin parçası sayılarak derlemenin dışında tutuldu. En büyük kayıtlar sırasıyla 9 Ekim 2026 Mw 7,7 depremi, 18 Temmuz 1934'teki M 7,5 depremi (112 km) ve 20 Ocak 1904'teki M 7,2 depremi (54 km). Süren etkinliğin kayıtları dışında dış merkeze en yakın kayıt 2022'de 8,5 km uzakta olan M 5,4 depremi.
Kümelenmiş kayıtlar ayıklandığında tablo sadeleşiyor: dış merkezin 100 km çevresindeki 6,1 ve üzeri 15 kaydın 12'si Gardner ve Knopoff (1974) yöntemiyle bağımsız deprem olarak ayrılıyor; değer kesin sayılmadı. Girişte anılan ortalama bu bağımsız depremlerden hesaplandı ve %95 güven aralığı 6,0–20 yıl (Garwood, 1936); bu aralık yalnız sayım belirsizliğini gösterir, katalog tamlığı saptanamadığından eksik kayıtlar ortalamayı uzatmış olabilir. M 5,0 ve üzeri depremler 1930'dan bu yana ortalama 2,9 yılda bir kaydedildi; sayım aynı 100 km yarıçapı kullanır; değer kesin sayılmadı.
Şekil 7 · Büyüklüklerin zaman içindeki dağılımı
Yıldız ve turuncu kesikli çizgi bu depremin anıdır; solundaki daireler ondan önceki, sağındakiler sonraki depremlerdir. Dairelerin oluşturduğu şeridin yüksekliği bölgenin olağan büyüklük aralığını gösterir. Burada yer alan depremler, yakın çevre haritasında konumlarıyla gösterilen kayıtların aynısıdır. Depremlerin yarısının büyüklüğü 3,2 ile 4,0 arasında; ortanca 3,6. Aylık sayımda Ekim 2026 öne çıkıyor: 187 deprem; dönemin ikinci en yoğun ayı Ekim 2022'de 34 kayıt var. Dönemin en yoğun 24 saati 12 Ekim 2026 günü başladı; o süre içinde 54 deprem kaydedildi. Yıldızın çevresindeki yoğunlaşma, son günlerin etkinliğinin beş yıllık kaydın geri kalanından belirgin biçimde ayrıldığını gösterir. Her mavi daire bir olaydır ve daire çapı büyüklükle ölçeklidir; turuncu kesikli düşey çizgi ve yıldız bu depremi işaretler (seyreltme eşit adımlıdır; en büyük 10 olay her durumda çizilmiştir).
Şekil 8 · Bölgenin tarihsel depremleri
Önce sarı yıldızı bulun: bu depremin yeri. Çevresindeki daireler geçmişte aynı bölgede kaydedilen büyük depremlerdir; daire büyüdükçe deprem de büyür, rengi ise hangi dönemde olduğunu söyler. Turkuaz elmasla işaretli kayıt, 9 Ekim Mw 7,7 depremidir; haritadaki öteki daireler ondan küçük kayıtlardır. Harita iki eşik kullanır: 150 km'lik bölge kuşağında M 6,0 ve üzeri, dış merkeze 60 km'den yakın kuşakta M 5,0 ve üzeri depremler. Dış merkeze en yakın M 7,0 ve üzeri kayıt, 1904 depremidir. Büyüklüklerde, varsa, Uluslararası Sismoloji Merkezi'nin GEM kataloğunda (International Seismological Centre, 2026) yeniden hesaplanan moment büyüklüğü kullanıldı; 54 kaydın 24 tanesinde bu değer esas alındı. Bölgenin en büyük depremlerinin bir bölümü bu depremin yakın kuşağında olmuş; dış merkez, büyük depremlerin daha önce de kaydedildiği bir kesimde. Mavi kesikli dikdörtgen inceleme alanının sınırıdır.
Şekil 9 · Tarihsel depremlerin yıllara göre büyüklükleri
Grafik bölgenin aletsel kaydını bir zaman şeridine dizer; soldan sağa doğru yıllar ilerler. Çubukların sıklaştığı yıllar büyük depremlerin art arda kaydedildiği dönemlerdir. En sağdaki çubuk, 10 Ekim depremidir; derlemenin bu depremden önceki son kaydı odur. Dış merkezin 60 km yakınındaki M 7,0 ve üzeri kayıtlar 1904 depremleridir. En yüksek çubuğun (2026) ardından büyüklük sırasında 1934 depremi gelir. Derlemedeki en yeni M 7,0 ve üzeri kayıt, 9 Ekim depremidir. Yakın kuşaktaki büyük çubukların varlığı, bu çevrenin büyük depremleri daha önce de ürettiğini gösterir.
Doğrultu atımlı bir kırılma
Nazca–Panama levha sınırı, Bird (2003) levha modelinden alındı. Levha sınırı, yerkabuğunu oluşturan büyük parçaların birbirine değdiği kuşaktır.
Şekil 10 · En büyük yatay gerilmenin yönü
Gül diyagramı yer kabuğunun bu bölgede en çok hangi yönde sıkıştığını gösterir; çift uçlu eksen en büyük yatay gerilmenin yönüdür. Yeniden örneklemelerde gerilme yönü 44° ile 58° arasında kalıyor. Gri sektörler bölgesel mekanizma kümesinin P ekseni (kısalma), mor sektörler T ekseni (uzama) azimut gülüdür (10°'lik dilimler; yarıçap sayımın kareköküyle orantılı, iki gül ortak ölçekte). İç kesikli çember yarı ölçek halkasıdır.
Şekil 11 · Tektonik çerçeve: mekanizmalar ve diri faylar
Haritaya önce renklerin dağılımına bakarak başlayın: hangi rengin baskın olduğu, bölgede hangi tür fay hareketinin yaygın olduğunu söyler. Dairenin çapı depremin büyüklüğünü verir. Depremi çevreleyen 10 odak mekanizması çözümü haritada toplandı; depremin kendi çözümü doğrultu atımlı faylanma gösteriyor. Mor kesikli çizgilerden dış merkeze en yakını, Nazca–Panama levha sınırıdır. Alandaki en büyük çözüm, 9 Ekim 2026 depremine ait: katalogda Mw 6,6 olarak geçen bu depremin moment tensörü çözümü Mw 6,8 veriyor ve o da doğrultu atımlı faylanma gösteriyor (285°/72°/5°). Renkli dairelerde renk mekanizma sınıfını, çap büyüklüğü kodlar. Kırmızı çizgiler haritalanmış diri fay izleridir.
Şekil 12 · Bölgesel odak mekanizmaları
Daha geniş çerçevedeki bu harita, çevrede yayımlanmış odak mekanizması çözümlerinin en büyüklerini gerçek konumlarında gösterir. Kalabalık kesimlerde küreler ötelenmiş ve okla yerlerine bağlanmıştır. Çevredeki çözümlerin baskın faylanma türü istatistiksel olarak kesin sayılmadı; tek tek çözümler haritada okunabilir. Haritadaki bölgesel kümede çözülmüş en büyük depremler 2026'da Mw 7,7 (287°/64°/−18°), 9 Ekim 2026 Mw 6,8 (285°/72°/5°; katalogda Mw 6,6) ve 2022'de Mw 6,7 (300°/25°/68°). Bölgesel odak mekanizması çerçevesi: harita, çevrede yayımlanmış çözümlerin Mw sırasıyla en büyüklerini gösterir. Büyük çözümler arasında farklı türler de var; bölge tek bir faylanma biçimiyle sınırlı değil.
Şekil 13 · Depremin odak mekanizması
Küre, depremi üreten fay hareketini iki renkle özetler: koyu kadranlar P dalgasının ilk hareketinin itme, açık kadranlar çekme olduğu bölgelerdir. Birbirine dik iki eğri fay olabilecek iki düzlemi gösterir; dalga kayıtları bu ikisini birbirinden ayıramaz. Hangi düzlemin kırıldığı bu veriyle ayırt edilemiyor. 88° doğrultulu düzlem kırıldıysa hareket sol yanal, 184° doğrultulu düzlem kırıldıysa sağ yanaldır. Çözümün verdiği sismik moment 1,98 × 10¹⁸ N·m; moment büyüklüğü bu değerden Mw 6,1 olarak hesaplanır (Hanks ve Kanamori, 1979). Moment tensörünün yaklaşık %60'ı çift kuvvet, yani saf fay kaymasına karşılık gelen bileşendir; kalan pay öteki kaynak bileşenlerine ayrılır. Çift kuvvet payı %70'in altında kaldığından tensör çözümü kesin sayılmadı. Kagan açısıyla ölçüldüğünde çevredeki 71 çözüm bu depremin çözümünden ortanca 33,1° farklı (Kagan, 2004).
Şekil 14 · Fayın 3B modeli ve kırılma animasyonu

Kesilmiş yer kabuğu bloğu eşit ölçekle çizildi; belirgin düzlem iki olası düzlemden gösterilenidir, soluk olan öteki olasılıktır. Kırılma adımında cephe odaktan yayılır, tavan bloğu taban bloğuna göre kayar, P ve S dalgaları genişler; yakından bakışta kamera odağa iner. Sonra küre, alt yarıküre deseni taşıyan 3B plaj topuna döner. Adımlar sayfadaki oynatıcıda tek tek izlenebilir. Bağımsız kanıt olmadan iki düğüm düzleminden hangisinin kırıldığı ayrılamaz; animasyondaki seçim bir gösterim tercihidir. Gösterilen birinci düzlem 88° doğrultulu, güneye 69° eğimli; kayma açısı −15°. P, yani sıkışma ekseni kuzeydoğu–güneybatı doğrultulu, 25° dalımlı; T, yani gerilme ekseni kuzeybatı–güneydoğu doğrultulu ve neredeyse yatay. Güneydeki tavan bloğu düzlemin üstünde kalır; kuzeydeki taban bloğuna göre doğuya doğru kayar ve hafifçe alçalır. Hareket sol yanal, küçük normal bileşenli doğrultu atımlı faylanmadır. İşaret çizgisinin fayın iki yanında sola kayık görünmesi sol yanal hareketin imzasıdır; kırılma modelde yüzeye ulaşmıyor, ötelenme gömülü kırığın hareketidir. Global CMT çözümünde büyüklük Mw 6,1; model odağı 10 km derinliğe yerleştirir ve bu derinlik kurumlarca sabit atanmıştır. Yakından bakıştaki pürüzlü fay yüzeyi ve kayma dağılımının biçimi şematiktir; 17 × 7,9 km'lik düzlem ve 0,49 m'lik ortalama kayma ise Wells ve Coppersmith (1994) bağıntısından kestirimdir. Yüzeydeki 1,6 cm yükselme ve 4,2 cm çökme, Okada (1985) modelinin kestirimidir, ölçüm değildir; görünür olsun diye ×50.000 abartıldı. Blok ötelenmesi de ×5.000 abartılı. Kırılmanın iki yönlü yayılımda 3,2, tek yönlü yayılımda 6,3 saniye sürdüğü kestiriliyor; kırılma hızı S dalgası hızının %80'i, yaklaşık 2,7 km/s alındı. Modeldeki yüzey bölgenin gerçek kara yükseltisidir (Ryan vd., 2009); kabartma gölgelemesiyle gösterildi.
Sonraki depremler
Depremden sonra kaydedilen en büyük deprem mb 4,9 büyüklüğünde: 41 dakika sonra, 13 Ekim 2026 günü 00:02 UTC'de, dış merkezden 2,2 km uzakta. Sayım penceresi, önceki depremlerin ardından kaydedilenleri bu depreme ait olanlardan ayırmaz.
Zaman ve uzaklık bakımından mb 6,1 depremi bu depremden iki gün önce, 85 km ötede kaydedildi (10 Ekim 2026, 04:14 UTC). Önceki depremin dış merkezi bu yazının 55 km'lik sayım çemberinin dışında kaldığından sayımlar iki depremi ayrı tutar.
Ortak tamlık eşiği (M ≥ 3,8) alındığında depremden sonraki 3 günde dış merkezin 55 km çevresinde günlük kayıt sayısı, aynı alanın 2016–2021 dönemi ortalamasının yaklaşık 580 katı (%95 aralığı 310–1.100); sayım yalnız ilk 3 günü kapsar ve önceki büyük depremlerin süren etkinliğini de içerir. Kayıt sıklığı zamanla azaldı: M ≥ 3,7 depremler 13–34 dakika arasında günde yaklaşık 200, 1,1–3,0 gün arasında ise günde yaklaşık 3 kaydedildi (%95 aralıkları 42–610 ve 1,1–7,0); gözlem yalnız ilk 3 günü kapsar ve ilk dakikaların kayıt tamlığı ölçülemedi.
Şekil 15 · Büyüklük–sıklık dağılımı
Dolu dairelerin oluşturduğu eğrinin eğimi, küçük depremlerin büyüklere göre ne kadar sık olduğunu gösterir. Doğruya yakın bir diziliş düzenli bir büyüklük dağılımı demektir. Dağılımın eğimi (b-değeri) 0,87; yeniden örneklemede değer 0,74 ile 1,04 arasında kalıyor. Hesaba yalnız M 3,8 ve üzerindeki 167 deprem girdi; daha küçükler katalogda eksik sayıldığı için dışarıda tutuldu. Depremden önceki dönemde aynı alanda 139 kayıtla bulunan değer 0,89 (±0,09). Değer kullanılan büyüklük ölçeğine bağlıdır; farklı bölgelerin değerleri ancak aynı ölçek ve yöntemle karşılaştırılabilir. Gutenberg–Richter büyüklük–frekans dağılımı: dolu daireler kümülatif sayımı N(≥M), açık gri kareler her büyüklük aralığındaki artımsal sayımı verir.
Şekil 16 · Dış merkezlerin zaman içindeki konumu
Grafik, deprem etkinliğinin zamanla yer değiştirip değiştirmediğini sorar: noktalar dış merkezlerin kuzey–güney ve doğu–batı bileşenleridir. Noktalar zamanla bir yöne kayıyorsa etkinlik o yöne ilerliyor demektir; kesikli doğrular bu eğilimi ölçer. Eğilim kuzey–güney bileşeninde istatistiksel olarak anlamlı: korelasyon kuzey–güney bileşeninde 0,50, doğu–batı bileşeninde −0,11; anlamlılık düzeyleri 0,001'in altında ve 0,26. Birbirini izleyen kayıtlar bağımsız olmadığından sınama 408 kaydı 114,4 etkin kayıt sayarak yapıldı. Grafik dönemdeki depremlerin dış merkezini beş yıllık bir süre boyunca izler. Etkinliğin merkezi dönem içinde yer değiştirmiş görünüyor; bu kayma, belirli dönemlerdeki yoğunlaşmaların etkisini de taşıyabilir. Dış merkez koordinatlarının zaman serisinde mavi noktalar kuzey–güney, kırmızı noktalar doğu–batı bileşenidir. Yatay eksen pencerenin ilk olayından geçen süre (gün), düşey eksen kutu merkezine uzaklıktır (km).
Şekil 17 · Ardışık depremler arasındaki süre
Düşey eksen logaritmiktir: dakikalardan aylara uzanan süreler aynı grafikte okunabilir. Yatay çizgi sürelerin ortancasıdır; çizginin çok altına inen noktalar kümelenmiş depremlerdir. Ardışık iki kayıt arasında ortanca 2,2 saat geçiyor; aralıkların yarısı 21 dakika ile 3,8 gün arasında. Turuncu dairelerle işaretli kısa aralıklar 407 aralığın 71 tanesini oluşturuyor. Kısa aralıkların bu kadar çok olması, bölgede depremlerin zaman zaman kümeler hâlinde geldiğini gösterir. Seri tekilleştirilmiş katalogdan kurulduğundan kısa aralıklar, aynı depremin kurum kopyalarının ayıklanmasına duyarlıdır.
Şekil 18 · Depremlerin oluş zamanına göre haritası
Renk bu haritada zamanı anlatır: koyu mor en eski, sarı en yeni kayıtlardır ve daire çapı büyüklüğü verir. Renklerin harita üzerinde karışık mı yoksa kümeler hâlinde mi dağıldığına bakın. En yeni 41 kaydın ağırlık merkezi, en eski 41 kaydınkinden yaklaşık 38 km kuzeybatıda. Renk ölçeği 15 Ekim 2021 tarihli ilk kayıttan veri kesimine doğrusal uzanır; haritadaki depremler beş yıllık bir döneme yayılıyor. Öbür imler gibidir (kesikli dikdörtgen çalışma kutusudur).
Model hesapları: sarsıntı ve gerilme
Sarsıntı için eldeki bilgi bir model hesabıdır; doğrulanmış şiddet gözlemi yok. Hesap kırığı tek bir nokta sayar ve zemin koşullarını içermez; sahadaki sarsıntı yerden yere farklı olabilir.
Şekil 19 · Model şiddet dağılımı
Şiddet, sarsıntının insanlar ve yapılar üzerinde nasıl hissedildiğini anlatan bir ölçektir; haritadaki değerler bir bağıntıdan hesaplandı. Yıldız dış merkezdir, eş şiddet eğrileri kuşakları ayırır. Model en yüksek şiddeti dış merkez çevresinde MMI VII (çok kuvvetli) olarak veriyor. Bu dağılım model şiddettir, ölçüm değildir: hesap Allen vd. (2012) bağıntısıyla nokta kaynak varsayar ve yerel zemin koşullarını (Vs30) içermez. Model, kırık boyunca dağılımı temsil etmez. Model şiddeti IV düzeyinin altına ancak dış merkezden yaklaşık 134 km uzakta iniyor. Eş şiddet eğrileri IV ile VII arasındaki 4 düzeyi çiziyor. Büyüklük bağıntının geçerli aralığında (5,0–7,9) ve hesap 300 km'lik geçerlilik sınırıyla kısıtlı. Model kırığı tek bir nokta sayar; gerçek kırığın uzunluğu ve yönü hesaba girmediğinden eş şiddet eğrileri daire biçimindedir.
Şekil 20 · Coulomb gerilme değişimi modeli
Model, kırığın çevresinde birbirini izleyen artış ve azalış lobları üretir; lobların yeri kaynağın geometrisine ve alıcı fayların yönelimine bağlıdır. Çizgiler eş gerilme eğrileridir. Modelin en büyük artış ve azalış değerleri kaynak dikdörtgeninin kenarlarında ıraksayan dislokasyon çözümüne ve ızgara aralığına bağlı olduğundan burada sayı olarak verilmedi; renkler alanın dağılımını gösterir. Model, 88°/69°/−15° düzleminin kırıldığı varsayımıyla, Wells ve Coppersmith (1994) ölçeklemesine göre 17 × 8 km boyutlu ve 0,5 m tekdüze kaymalı bir kaynakla, 10 km derinlikte ve μ′ = 0,4 alınarak hesaplandı (Okada, 1992). Bu hesap bir gerilme değişimi modelidir; deprem tahmini değildir. Öteki düzlem (184°/76°) kaynak alınırsa lobların yeri değişir; iki düzlemin kararsızlık ölçüleri birbirine yakın olduğundan bölgesel gerilme verisi hangi düzlemin kırıldığını ayırmaya yetmedi. Depremden sonraki 38 olaydan 12 tanesi modelin artış, 20 tanesi azalış alanında yer alıyor; değer çekincelidir. Hesap ızgarası kaynağın çevresindeki dikdörtgen bir alanı eşit aralıklı düğümlerle kaplar. Dörtgen kaynağın yüzey izdüşümüdür (kalın kenar üstte); çizgiler ΔCFS konturlarıdır. Kırmızı çizgiler diri fay izleridir; renk çubuğundaki çentikler kontur düzeyleridir.
Şekil 21 · Coulomb gerilme değişiminin bileşenleri
Renk ölçeği ve kaynak geometrisi Coulomb haritasıyla aynıdır; bileşenleri ayrı görmek modelin hangi parçadan beslendiğini gösterir. Değerler bir gerilme modelinin sonucudur; ölçüm değildir.
Deprem bilim için neden ilginç
Sismoloji açısından depremin öne çıkan yanları, yanıtı henüz bilinmeyen sorularda yatıyor. İki depremin aynı fayı kırıp kırmadığı sorusu, 9 Ekim 2026 Mw 6,6 depremi nedeniyle gündemde. Soru ancak iki depremin düğüm düzlemleri ile yeniden konumlandırılmış kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde yanıtlanır.
Moment tensörünün %60'ı çift kuvvet bileşeninden oluşuyor; kalan pay, kırılmanın karmaşık bir geometride olup olmadığı sorusunu açıyor. Yanıt sonlu fay çözümünden çıkar.
Yanıt bekleyen sorular
Dizi kaç olaydan oluşuyor? İlk 3 günde dış merkezin 55 km çevresinde 47 olay kaydedildi; sayılar yalnız bu süreyi kapsar. Bunun için 90 günlük izleme penceresinin dolması gerekiyor (10.01.2027).
İki olası düzlemden hangisi kırıldı? Çözümün iki düzlemi 88° ve 184° doğrultuludur; eldeki veri bu ikisini ayırt etmeye yetmedi. 47 olayın 29 tanesinde derinlik sabit değerde olduğundan düzlemin eğimi bu olaylardan sınanamadı. Bunun için olayların yeniden konumlandırılması (konumun daha ayrıntılı yöntem ya da verilerle yeniden hesaplanması) ve kayma dağılımının iki düzlemin her biri için ayrı ayrı çözülüp karşılaştırılması ya da kırılmanın ilerleme yönünün çözümlenmesi gerekiyor.
Kaynak fay haritada görünüyor mu? En yakın adlı fay 15 km uzaklıktadır; odak ise USGS çözümünde 11,0 km derindedir (%90 güven düzeyinde ±1,75 km). USGS çözümünün kendi hesapladığı yatay konum belirsizliği, %90 güven düzeyinde yarı eksenleri 9,79 ve 2,64 km olan bir elipstir. Bunun için fayların derindeki geometrisi ve dış merkezin yeniden konumlandırılması gerekiyor.
Depremden sonraki etkinliğin süresi ve sayısı için ek veri gerekiyor; mevcut veriler ise Mw 6,1 büyüklüğündeki depremin doğrultu atımlı faylanmayla, 11,0 km derinlikte oluştuğunu gösteriyor. Depremden sonraki 90 günlük izleme süresi 10.01.2027 günü tamamlanır.
Veri ve yöntem
Çalışma, 13.10.2021–16.10.2026 arasında dış merkez çevresindeki çalışma alanında kaydedilen 408 depreme dayanır. Kayıtlar EMSC, ISC, USGS ve GFZ kataloglarından derlendi; aynı depremi birden çok kez gösteren kayıtlardan 7 kopya ile kendi hizmet bölgesi dışındaki bölgesel ağlardan gelen 2 kayıt ayıklandı.
Veri kesimi 16.10.2026 00:10 UTC; yazı gözlenmiş verileri betimler, deprem tahmini içermez. Haritalar ve metin aynı veri kesiminden, YAPI ZEMİN yazılımlarıyla üretildi. Kapaktaki poster, bölgenin son yüz yılındaki M ≥ 5,0 depremlerini ve fay ağını tek çerçevede toplar.
Kaynaklar
- Adamek, S., Frohlich, C. ve Pennington, W. D. (1988) Seismicity of the Caribbean-Nazca boundary: Constraints on microplate tectonics of the Panama region. J. Geophys. Res. 93(B3), 2053–2075. doi:10.1029/JB093iB03p02053
- Aki, K. (1965) Maximum likelihood estimate of b in the formula log N = a − bM and its confidence limits. Bull. Earthq. Res. Inst. Univ. Tokyo 43(2), 237–239. doi:10.15083/0000033631
- Aki, K. ve Richards, P. G. (2002) Quantitative Seismology. 2. bs., University Science Books, Sausalito.
- Allen, T. I., Wald, D. J. ve Worden, C. B. (2012) Intensity attenuation for active crustal regions. J. Seismol. 16(3), 409–433. doi:10.1007/s10950-012-9278-7
- Bird, P. (2003) An updated digital model of plate boundaries. Geochem. Geophys. Geosyst. 4(3), 1027. doi:10.1029/2001GC000252
- Cao, A. ve Gao, S. S. (2002) Temporal variation of seismic b-values beneath northeastern Japan island arc. Geophys. Res. Lett. 29(9). doi:10.1029/2001GL013775
- Cowan, H., Dart, R. L. ve Machette, M. N. (1998) Map of Quaternary faults and folds of Panama and its offshore regions. U.S. Geol. Surv. Open-File Rep. 98-779. doi:10.3133/ofr98779
- Di Giacomo, D., Bondár, I., Storchak, D. A., Engdahl, E. R., Bormann, P. ve Harris, J. (2015) ISC-GEM: Global Instrumental Earthquake Catalogue (1900–2009), III. Re-computed MS and mb, proxy MW, final magnitude composition and completeness assessment. Phys. Earth Planet. Inter. 239, 33–47. doi:10.1016/j.pepi.2014.06.005
- Di Giacomo, D., Engdahl, E. R. ve Storchak, D. A. (2018) The ISC-GEM Earthquake Catalogue (1904–2014): Status after the Extension Project. Earth Syst. Sci. Data 10(4), 1877–1899. doi:10.5194/essd-10-1877-2018
- Dziewonski, A. M., Chou, T.-A. ve Woodhouse, J. H. (1981) Determination of earthquake source parameters from waveform data for studies of global and regional seismicity. J. Geophys. Res. 86(B4), 2825–2852. doi:10.1029/JB086iB04p02825
- Ekström, G., Nettles, M. ve Dziewoński, A. M. (2012) The global CMT project 2004–2010: Centroid-moment tensors for 13,017 earthquakes. Phys. Earth Planet. Inter. 200–201, 1–9. doi:10.1016/j.pepi.2012.04.002
- European-Mediterranean Seismological Centre (t.y.) Deprem parametreleri (çevrimiçi katalog). https://www.emsc-csem.org (erişim: 16.10.2026)
- Frohlich, C. (1992) Triangle diagrams: Ternary graphs to display similarity and diversity of earthquake focal mechanisms. Phys. Earth Planet. Inter. 75(1–3), 193–198. doi:10.1016/0031-9201(92)90130-N
- Frohlich, C. ve Apperson, K. D. (1992) Earthquake focal mechanisms, moment tensors, and the consistency of seismic activity near plate boundaries. Tectonics 11(2), 279–296. doi:10.1029/91TC02888
- Gardner, J. K. ve Knopoff, L. (1974) Is the sequence of earthquakes in Southern California, with aftershocks removed, Poissonian? Bull. Seismol. Soc. Am. 64(5), 1363–1367. doi:10.1785/BSSA0640051363
- Garwood, F. (1936) Fiducial limits for the Poisson distribution. Biometrika 28(3–4), 437–442. doi:10.1093/biomet/28.3-4.437
- GEOFON Data Centre (1993) GEOFON Seismic Network. GFZ Data Services. doi:10.14470/TR560404
- Hanks, T. C. ve Kanamori, H. (1979) A moment magnitude scale. J. Geophys. Res. 84(B5), 2348–2350. doi:10.1029/JB084iB05p02348
- International Seismological Centre (2026) ISC-GEM Earthquake Catalogue. doi:10.31905/d808b825
- International Seismological Centre (t.y.) ISC Bulletin. doi:10.31905/D808B830 (erişim: 16.10.2026)
- Kagan, Y. Y. (2004) Short-term properties of earthquake catalogs and models of earthquake source. Bull. Seismol. Soc. Am. 94(4), 1207–1228. doi:10.1785/012003098
- Kennett, B. L. N. ve Engdahl, E. R. (1991) Traveltimes for global earthquake location and phase identification. Geophys. J. Int. 105(2), 429–465. doi:10.1111/j.1365-246X.1991.tb06724.x
- King, G. C. P., Stein, R. S. ve Lin, J. (1994) Static stress changes and the triggering of earthquakes. Bull. Seismol. Soc. Am. 84(3), 935–953. doi:10.1785/BSSA0840030935
- Kobayashi, D., LaFemina, P., Geirsson, H., Chichaco, E., Abrego, A. A., Mora, H. ve Camacho, E. (2014) Kinematics of the western Caribbean: Collision of the Cocos Ridge and upper plate deformation. Geochem. Geophys. Geosyst. 15(5), 1671–1683. doi:10.1002/2014GC005234
- Lund, B. ve Townend, J. (2007) Calculating horizontal stress orientations with full or partial knowledge of the tectonic stress tensor. Geophys. J. Int. 170(3), 1328–1335. doi:10.1111/j.1365-246X.2007.03468.x
- Morell, K. D. (2015) Late Miocene to recent plate tectonic history of the southern Central America convergent margin. Geochem. Geophys. Geosyst. 16(10), 3362–3382. doi:10.1002/2015GC005971
- National Institute for Earth Physics (1994) Romanian Seismic Network. International Federation of Digital Seismograph Networks. doi:10.7914/SN/RO
- Okada, Y. (1985) Surface deformation due to shear and tensile faults in a half-space. Bull. Seismol. Soc. Am. 75(4), 1135–1154. doi:10.1785/BSSA0750041135
- Okada, Y. (1992) Internal deformation due to shear and tensile faults in a half-space. Bull. Seismol. Soc. Am. 82(2), 1018–1040. doi:10.1785/BSSA0820021018
- Ryan, W. B. F., Carbotte, S. M., Coplan, J. O., O'Hara, S., Melkonian, A., Arko, R., Weissel, R. A., Ferrini, V., Goodwillie, A., Nitsche, F., Bonczkowski, J. ve Zemsky, R. (2009) Global Multi-Resolution Topography synthesis. Geochem. Geophys. Geosyst. 10(3), Q03014. doi:10.1029/2008GC002332
- Styron, R. ve Pagani, M. (2020) The GEM Global Active Faults Database. Earthq. Spectra 36(1S), 160–180. doi:10.1177/8755293020944182
- U.S. Geological Survey (2017) Advanced National Seismic System (ANSS) Comprehensive Catalog. doi:10.5066/F7MS3QZH
- Vavryčuk, V. (2014) Iterative joint inversion for stress and fault orientations from focal mechanisms. Geophys. J. Int. 199(1), 69–77. doi:10.1093/gji/ggu224
- Wells, D. L. ve Coppersmith, K. J. (1994) New empirical relationships among magnitude, rupture length, rupture width, rupture area, and surface displacement. Bull. Seismol. Soc. Am. 84(4), 974–1002. doi:10.1785/BSSA0840040974
- Westbrook, G. K., Hardy, N. C. ve Heath, R. P. (1995) Structure and tectonics of the Panama-Nazca plate boundary. Geol. Soc. Am. Spec. Pap. 295, 91–110. doi:10.1130/SPE295-p91
Hazırlayan: T. Batuhan BULGURLULAR · YAPI ZEMİN · Veri kesimi 16.10.2026 00:10 UTC · Sürüm 1 · © 2026 T. Batuhan BULGURLULAR · YAPI ZEMİN · Tüm hakları saklıdır




Create an account or sign in to leave a review
Görüntülenebilecek inceleme bulunmuyor